ORDUNUN DOĞASI, SUYU, TARIMI VE GELECEĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR!

ORDUNUN DOĞASI, SUYU, TARIMI VE GELECEĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR!

BASINA VE KAMUOYUNA

İçerik künyesi
Anahtar kelimelerkalkınma, üzerinde, insan, yalnızca, yaşam, madencilik, üretim, tarım, değil, doğal
Etiketler

BASINA VE KAMUOYUNA

ORDU'NUN DOĞASI, SUYU, TARIMI VE GELECEĞİ ORTAK SORUMLULUĞUMUZDUR!

Ordu İli Kültür ve Kalkınma Vakfı olarak; ilimiz genelinde son yıllarda artış gösteren madencilik faaliyetlerini, ruhsatlandırma süreçlerini ve doğal yaşam alanlarımız üzerinde oluşan riskleri dikkatle ve kaygıyla takip etmekteyiz.

Ordu; yalnızca Karadeniz'in değil, ülkemizin en özel coğrafyalarından biridir. Dereleriyle, yaylalarıyla, ormanlarıyla, tarım alanlarıyla ve güçlü üretim kültürüyle yüzlerce yıldır yaşamın, emeğin ve bereketin merkezi olmuştur. Başta fındık üretimi olmak üzere tarım, arıcılık, hayvancılık ve doğa turizmi; ilimizin ekonomik yapısının temelini oluşturmakta, binlerce ailemizin geçim kaynağı olmaya devam etmektedir.

Dünyanın en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olan Ordu'da insanlar toprağıyla, suyuyla ve doğasıyla yaşamaktadır. Bu nedenle doğaya zarar verecek her müdahale; yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve toplumsal bir meseledir.

Son dönemde gündeme gelen madencilik faaliyetleri ve yeni ruhsat sahaları; özellikle tarım alanları, içme suyu kaynakları, yaylalar, ormanlık bölgeler ve doğal yaşam alanları açısından ciddi endişeler oluşturmaktadır. Bilim insanlarının ve çevre uzmanlarının da dikkat çektiği üzere; kontrolsüz ve yoğun madencilik faaliyetleri, uzun vadede toprağın verimliliğini azaltabilmekte, su kaynaklarını tehdit edebilmekte ve doğal yaşam üzerinde geri dönüşü zor tahribatlara yol açabilmektedir.

Özellikle kimyasal süreçler kullanılan madencilik faaliyetlerinin; bölgedeki tarımsal üretim, insan sağlığı, su kaynakları ve ekosistem üzerinde oluşturabileceği risklerin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü doğada meydana gelecek bir tahribatın telafisi yıllar almakta, bazı kayıplar ise ne yazık ki geri döndürülememektedir.

Ordu'nun en büyük gücü; doğal zenginlikleriyle birlikte üretim kültürü ve insan kaynağıdır. Fındık üretiminden arıcılığa, yayla turizminden hayvancılığa kadar birçok alanda sahip olduğumuz potansiyel; korunması gereken stratejik bir değerdir. Bugün alınacak kararlar yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam alanlarını da doğrudan etkileyecektir.

Bizler kalkınmaya, üretime ve yatırıma karşı değiliz. Ancak kalkınmanın; doğayı, insan sağlığını ve tarımsal üretimi tehdit eden bir anlayışla değil, sürdürülebilirlik ilkesiyle yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Gerçek kalkınma; doğasını koruyan, üreticisini yaşatan, suyuna ve toprağına sahip çıkan şehirlerle mümkündür.

Ordu'nun yaylaları, dereleri, ormanları ve tarım alanları yalnızca ekonomik değer değil; aynı zamanda kültürel mirasımızın ve toplumsal hafızamızın bir parçasıdır. Bu değerlerin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bu kapsamda yetkili kurumlarımızdan beklentimiz; yürütülecek tüm süreçlerde bilimsel verilerin, çevresel etkilerin, kamu yararının ve bölge halkının hassasiyetlerinin öncelikli olarak dikkate alınmasıdır. Doğal yaşamı ve insan sağlığını ilgilendiren konularda daha şeffaf, katılımcı ve hassas bir yaklaşım sergilenmesi büyük önem taşımaktadır.

Ordu İli Kültür ve Kalkınma Vakfı olarak; ilimizin doğal güzelliklerinin, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve üretim kültürünün korunması adına süreci hassasiyetle takip etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.

Toprağımıza, suyumuza, üretimimize ve geleceğimize sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir.

ORDU İLİ KÜLTÜR VE KALKINMA VAKFI